Yetenekli bir dişi kurt, sevdiği adam tarafından çerçeveleniyor ve zindana atılıyor; bu ihanet kraliyet içinde güç için bir savaşı başlatıyor. Freya'nın kalbi, güç açlığını iyi saklayan düşük rütbeli bir kurt olan Remy'nin. Ona duyduğu sevgi gerçek ve bu sevgi, Remy'nin kurmakta olduğu entrikaları görmesini engelliyor. Remy, Moonstone Scepter'ı çalıp kendi hırsları olan rakibi Raven'a verdiğinde suç Freya'nın üzerine kalıyor. Freya, en çok güvendiği kişinin tam ortasında olduğu bu olay yüzünden zindana gönderiliyor. Asa, herkesin istediği bir ödül haline geliyor ve Freya, sadakatin para birimi olduğu saraydan dışlanmış halde buluyor kendini. Remy'nin hırsı, onu Raven ile kurduğu ittifakın derinliklerine çekiyor; bir zamanlar Freya ile paylaştığı bağ ise gömmek zorunda olduğu bir zayıflık gibi görünmeye başlıyor. Her seçim riski artırıyor. Bir zamanlar güvenli hissettiren bir aşk tehdide dönüşüyor ve her sır, birinin ödemek zorunda kalacağı bir bedel taşıyor. Soru yalnızca asayı kimin çaldığı değil, gerçek ortaya çıktığında kimin mahvolacağı. Wolf Queen, kraliyet sarayını yalnızca bir debdebe fonu olarak değil, kalplerin savaş alanı olarak ele aldığı için işe yarıyor. Ton dramatik ve gergin; ihanete dönüşen bir aşkın sessiz acısıyla dolu. Çerçevelenen bir kahramana, sevgilinin ihanetine ya da kıyasıya bir kraliyet güç mücadelesine çekiliyorsanız, dizi bu üçünü de duygu odaklı bir hikâyede sunuyor. Freya'nın hikâyesi henüz çok uzak bir yerde bitmiş değil; Freya ile Remy arasındaki her bakış, onun hâlâ bir şeyleri sakladığını ima ediyor. Ondan alınanı geri almak için Freya ne kadar ileri gidecek?