İntikam peşindeki bir kadın, mahvetmeye yemin ettiği acımasız hedefine aşık olunca planlı bir baştan çıkarma oyunu tehlikeli bir hal alır. Kimliğini gizleyip hırsla dolan genç kadın, sosyeteye tek bir amaçla adım atar: Güçlü bir varisi tamamen yalanlar üzerine kurulu bir aşka hapsetmek. Ailesinin yıkımının intikamını almaya kararlı bir şekilde, ilgisini çekmek için her karşılaşmayı ilmek ilmek örer. Planı, mutlak bir duygusuzluk gerektirmekte; her tebessümü ve dokunuşu adamın çöküşüne doğru atılmış hesaplı bir adım olarak görmektedir. Fakat adamın soğuk zırhı çatlayıp dikkatini dağıtan samimi duygular gün yüzüne çıktığı an, görev raydan çıkar. Hedefi ise, güvenin insanı tükettiği elit çevrelerdeki yıllar süren ihanetlerle şekillenmiş, temkinli bir adamdır. Baş başa kaldıkları anlar daha da yakınlaştıkça, şüpheci rakipler kadının hareketlerini izlemeye ve anlattıklarını sınamaya başlar. Hedefine doğru attığı her adım gerçek geçmişinin açığa çıkma riskini doğururken, adamın giderek artan bağlılığı ihaneti adeta bir intihar gibi hissettirir. Paylaşılan her sırla birlikte güç dengeleri değişir ve kimliğin açığa çıkmasının bedeli ölümcül bir seviyeye yükselir. İntikamı seçmek, kendisini gerçekten koruyan tek insanı ezip geçmek anlamına gelir; fakat vazgeçip gitmek de geçmişteki haksızlıkları cezasız bırakacaktır. Tempolu akışı ve keskin diyalogları, Kalbini Ağlarına Düşürdü yapımına asla dinmeyen karanlık ve bağımlılık yaratan bir enerji katıyor. Düşmandan aşığa ve intikam temalı romantizmin popüler unsurlarına sırtını dayayan hikaye, sosyete ışıltısını aralıksız bir psikolojik savaşla harmanlıyor. Gizli kimlik entrikaları, iki temkinli karakterin toplantı odalarından gizli koridorlara kadar birbirini sınamasıyla nefes kesici bir gerilim yaratıyor. Gerçekler pamuk ipliğine bağlıyken ve samimi hisler her hamleyi zorlaştırırken, yanlış bir itiraf kapana kısılmadan önce her ikisinin de dünyasını yerle bir edebilir.