Daisy Reed, annesini kanserden kurtarmak için neredeyse her şeyi yapmaya hazır ve masadaki teklif basit: Herkesi kendinden uzak tutan milyarder Adrian Blackwood'dan bir öpücük, karşılığında bir milyon dolar. Adrian'ın dokunulmaya tahammülü yoktur; bu, çocukluğunda yaşadığı bir kaçırılmanın izidir ve hâlâ hayatını şekillendirmektedir. Yine de Daisy'yi kapısının önünden çevirmez. Bunun yerine ikisi, başta hem karmaşık, hem gergin hem de hiç de romantik olmayan bir pazarlık yapar. Pazarlık, on beş yıl önceki bir kurtarma operasyonuna uzanınca iş basit olmaktan çıkar. Daisy, gizli bir kimliğe ve tehlikeli olabilecek bir aile entrikasının içine çekilirken annesinin tedavisi de beklemektedir. Her yeni sır, pazarlıktan vazgeçmenin bedelini artırır ve Daisy, yıllarca kendisini araymış olabilecek bu adama ne kadar güvenebileceğine karar vermek zorundadır. Gerçek bir kalbi olan ücretsiz bir kısa dizi olan Bir Milyonluk Öpücük, şefkat ile gerilimi dengeler. Ton, sessiz anlardan keskin aksiyona geçer; duygusal aile dramı ise ağırlığını hiç kaybetmez. Zorunlu yakınlık, soğuk bir pazarlığı yavaş yanan bir milyarder romantizmine dönüştürürken gizli kimlik her sahneyi huzursuz tutar. Her cevap yeni bir soruyu doğurur ve Daisy, Adrian'ın tehlike mi yoksa annesini kurtarmasına yardım edebilecek tek kişi mi olduğuna karar vermek zorundadır.