Online erkek arkadaşını sahte bir kimlikle kandırıp onu hiçbir açıklama yapmadan terk eden bir kadın, en yakın arkadaşının evinde yaşamaya başlar. Arkadaşının erkek kardeşi ise onun incittiği adamdır. Hiç kendisine ait olmayan bir fotoğrafı ona göndermiş, sonra tek kelime etmeden ortadan kaybolmuştur. Şimdi kahramanımız en yakın arkadaşının çatısı altında yaşamaktadır ve yanılttığı adamla bir daha yüz yüze gelmek zorunda kalmayacağına inanmaktadır. Planı tek bir kurala dayanıyor: mesafesini korumak ve gerçeği gömülü tutmak. Ama taşındığı evin, asla yalan söyleyemeyeceği tek aileye ait olduğunu fark ettiği anda bu kural çatlamaya başlar. Gerilim küçük anlardan doğar. Kahvaltıda, koridorda, zararsız olması gereken sohbetlerde, kendisi olmayan biri gibi davranmak zorundadır; incittiği adam ise onun gerçekte kim olduğundan habersizdir. Her nazik jest suçluluk duygusunu biraz daha ağırlaştırır, adamın her şüphesi ise bir geri sayım gibi gelir. Her gün sessiz kaldıkça riskler artar. En yakın arkadaşı ona tamamen güvenmektedir ve yalan ne kadar uzun sürerse, bedelini yakınındaki herkes o kadar çok öder. Aralarında beklenmedik bir şey filizlenmeye başlar ve ikisi de bunu kabul etmeye hazır değildir. My Catfish Victim Is Actually My Bestie’s Brother dizisini farklı kılan, suçluluk duygusunu ciddiye almasının yanı sıra keskin mizaha ve garip, narin anlara da yer açmasıdır. Yasak bir aşk, gizli bir kimlik ya da düşmanlıktan aşka uzanan bir çekim sizi cezbediyorsa, bu konsept üçünü de tek bir çatı altında sunuyor. Her sahne aynı soruyu soruyor: Yalan, zarar verdiği insanlar akşam yemeği masasında karşısına oturduğunda ne kadar ayakta kalabilir? Cevap henüz yazılıyor ve gerilimi tırmandıran da bu.