Flora ilk olarak büyük bir papyonu olan yumuşak sarı bir kapüşonlu sweatshirt içinde görünür; sanki bir sır paylaşacakmış gibi gülümser. Hikâye bir telefon ekranında döner; ekrandaki camın ardından, pembe çiçek desenli uzun bir elbise giymiş bir versiyonu ona bakar. Paylaşımlarının altına hızla yorumlar dolmaya başlar. Bir takipçi onun ışıl ışıl olduğunu söyler, bir diğeri de ekibin kesinlikle onun yanında olduğunu ilan eder. Flora'nın ne istediği henüz net değildir, ama kapüşonlu kadınla ekrandaki kadın arasındaki uçurum şimdiden gözden kaçmayacak kadar belirgindir. Çevresinde kare, onun yörüngesine çekilmiş gibi görünen genç erkeklerle dolar. Biri açık yakalı, pırıl pırıl bir gömlekle soluk bir duvara yaslanmıştır, bir diğeri gri bir kapüşonlu sweatshirt içinde sessizce küçük bir kalp tutar, üçüncüsü ise rahat bir gülümsemeyle akustik gitarını tıngırdatır. Her biri ona sanki yeni bir şey fark etmiş gibi bakar. Beğeni sayacı seksenin üzerine çıktıkça ilgi artık bir oyun gibi hissettirmez. Her yeni hayran, Flora'nın yapmak zorunda olduğu seçimlere ağırlık katar; onun gerçek halini kimin gördüğü sorusu, ihtişamı kimin gördüğü kadar önemli hale gelir. Büyük Bedenden Durdurulamaza, sosyal medya ilgisine yaslanan parlak ve cilalı bir hava korur; başlıktaki fırça yazısı pembe harflerle yazılmıştır ve yorum balonları canlı tepkiler gibi ekranda belirir. Hikâye, bir dönüşüm aşkını bir aşk üçgeni ve çevrimiçi popülerliğin baskısıyla harmanlar, bu yüzden her gülümsemenin ikinci bir anlamı olabilir. Tek bir paylaşım bütün bir odanın havasını değiştirebilir. Dizi, Flora'yı telefonu elinde, karenin kenarında bırakır ve hâlâ açık kalan tek bir soruyla: bir sonraki sefer hangi kendisini paylaşmayı seçecek?